MR. NOBODY

Mr. Nobody 2 gün önce izlediğim filmin adı. Daha önce hiç duymadığım ve imdb'de fragmanını izleyip vurulduğum ve hemen internetten bulup izlediğim bu film bittikten sonra hayat, olasılıklar, seçimler, aşk hakkında oturup bir düşündürüyor insanı. Yoğun, karmaşık, çarpıcı bir bilim kurgu.  Oyunculuklar, kurgu, müzikler, senaryo hepsi hepsi bence harika. Uzun süredir beni en çok etkileyen film diyebilirm.

Hayatımızda yaptığımız seçimler ve sonuçları,  geçmişe dönüşlerle birden fazla paralel hikayeyi, olasılıkları ve yoğun bir romantizmi görüyoruz bu filmde. İlk başta karmaşık gelse de çok çarpıcı ve yaklaşık 2 buçuk saat sürmesine karşın tekrar izleme isteği uyandıran bir film.

Başroldeki abimiz ne yapsa pek bir yakışan Jared Leto, yine kült bir film seçmiş, ne diyelim takipcisiyiz :)

Filmin yönetmeni ve senaristi Fransız Jaco Van Dormael. Kendisini bu film sayesinde tanıdım. Diğer filmlerini de izleme listeme almış bulunuyorum.

Ben, Mr. Nobody hakkında çok detay yazmak istemiyorum. Zaten istesem de film baştan sona anlatılabilecek bir film değil. Herkesin rahatça izleyebileceği bir film de değil bence, zaten internette araştırınca da beğeneni kadar beğenmeyeninin de bol olduğunu gördüm bu filmin. Ben beğenip şiddetle tavsiye edenlerdenim :)

Karar sizin, merak edenler için fragmanı burada, tıklayın.

IKEBUKURO İSTASYONU

İnternette öylesine dolanırken tesadüfen karşıma çıkan bir sayfada Tokyo'nun en yoğun tren istasyonunun Shinjuku, ikinci yoğun tren istasyonunun da Ikebukuro istasyonu olduğunu gördüm. Aynı zamanda dünya sıralamasında da ilk iki aynı, Shinjuku ve Ikebukuro !!

Neden ilgimi çekti çünkü ben Ikebukuro'ya 15 dakika yürüme mesafesinde oturuyorum ve Ikebukuro'ya çok sık gidiyorum. İstasyonu da sık kullanıyorum doğal olarak. Her zaman kalabalık olduğu doğru ama Tokyo'da tren istasyonları hep kalabalık ve yoğun olduğundan Ikebukuro'nun 2. sırada olacağı aklıma gelmezdi doğrusu. 8 adet tren hattının bulunduğu, istediğiniz yere rahatça ulaşabileceğiniz Ikebukuro istasyonu ile ilgili detaylar burada meraklısına :)

Neyse Tokyo'ya gelmeyi planlayanlarınız varsa zaten tren istasyonları, kalabalık alt geçitler, karmaşık gibi gözüken tren ve metro hatlarından nasibinizi alacaksınız :)





İlk fotoğrafta üstünde Seibu yazan sola doğru devam eden bina alışveriş merkezi, 2. resimde sol üstte yazan Parco da birinci resmin sağ tarafı oluyor. O da başka bir alışveriş merkezi. 3. fotoğrafta ise ilk iki fotoda karşıdan gördüğümüz binaları sağ yanda uzunlamasına görüyoruz. Ne kadar uzun olduğu da anlaşılıyor sanırım.

Bu iki alışveriş merkezi, Seibu ve Parco birbirine içeriden bağlantılı. Ayrıca bu binaların arkasında Tobu isimli başka bir alışveriş merkezi var. Yani birine giriyorsunuz ve farkında olmadan başka birinden dışarı çıkabiliyorsunuz. Ben yaşadım biliyorum :) Bu alışveriş merkezlerinin hepsine tren istasyonlarından girebiliyorsunuz.

Bunlar dışında istasyon içinden giriş çıkışı olmayan yani istasyon dışında benim şimdi aklıma gelen 3 tane daha büyük alışveriş merkezi var Ikebukuro'da. Zaten bu Japonların alışveriş ve tüketim çılgınlığı ayrı bir konu !!!

Neyse, yukarıdaki fotoğraflardaki binaların altı komple istasyon. İkinci fotoda Ikebukuro Station yazısını göremeniz mümkün. Benim fotoğrafı çektiğim yer de dahil olmak üzere yer altı metro,  tren ağları ve başka alışveriş merkezleri ile dolu.

Tabi bu sadece Ikebukuro'ya has bir şey değil genelde Tokyo'daki ve diğer büyük şehirlerdeki istasyonlarda da bu durumu gözlemlemek mümkün.
Tokyo'da şehir yer altında ve üstünde tüm görkemi ve karmaşasıyla sizi içine çekecek emin olabilirsiniz :)

Bu fotoğraf ise Yamanote Line'da bir kış akşamından, saat 23:00 civarı olabilir. Daha kalabalık hallerini de biliyorum ama o zaman elime makineyi alıp fotoğraf çekecek alanım olmuyor maalesef :)

R mi, L mi ?

Burada yaşamaya başlayınca öğrendiğim ve beni gülümseten şeylerden biri Japonların R ve L harflerini birbirinden ayırt edememesi. Kendi dillerinde bulunan Ra-Ri-Ru-Re-Ro hecelerini La-Li-Lu-Le-Lo diye, ya da ikisinin arası bir seste telaffuz ediyorlar. Ve diğer dillerde konuşurken de R ve L 'yi yanlış kullanabiliyorlar. Mesela bir Japonu ''İstikRaR Caddesi'' derken duymanız çok normal. Zamanla doğrusunu öğrenseler de bir süre özellikle R ve L arasındaki karmaşa devam ediyor.

Aynı karışıklık Japonlar ingilizce konuşurken de yaşanıyor. Bu yüzden kendilerini anlaması bazen zor olabiliyor. Örneğin ''Right'' yerine ''Light'' diyebiliyorlar ve anlam karışıklığı da ortaya çıkabiliyor. (Genelleme yapmak doğru olmasa da çoğu böyle diyebilirim.)

Benim amacım ukalalık yapmak değil tabi ki. Hele dil konusunda yani benim de uzman olmadığım bir alanda kesinlikle değil. Ben sadece işin eğlencesindeyim :)

Konuşurken neyse de iş yerlerine ingilizce isim verirken de aynı R -L hatasını yaptıklarında ben de gülmekten kendimi alamıyorum, kimse kusura bakmasın :) İşte birkaç örnek :

Bu restorana Osaka'da rastlamıştık. ItaLian yerine ItaRian yazdıklarını görünce gerçekten R ve L arasındaki farkı ayrıt edemediklerini anlamıştım. Ah öncesinde bir bilene sorsalarmış keşke :))

Bu da benim her gün alışveriş yaptığım süpermarketteki bir tabela. Yine R yerine L kullanılmış gördüğünüz gibi :) Benden başka kimse farketmedi mi merak edioyorum doğrusu !!

Bu da ''Nail Art'' dedikleri çılgın tırnak modelleri yapan bir mağazanın web sitesinden. ''Nail Gallery'' yerine ''GARARY'' ?!! Nasıl yani !!!!


Bu da yine benzer bir tırnak modelleri sitesinden. Bu sefer başka bir versiyon ''GARALLY'' !!!

Böyle eğlenceli örnekler olunca da paylaşmayayım da napayım değil mi?